
Sıcaklık düştüğünde para kaybetmeyi bırakın!
Dürüst olalım: Sıcaklık 15°C’ye (60°F) düştüğünde, verandanız adeta ıssız bir yer haline geliyor. Bu hem alan israfıdır, hem de cebiniz için zarardır.
Çoğu kişi bu sorunu hava ısısıyla çözmeye çalışır. Ama bu işe yaramaz; rüzgar sıcaklığı hemen uzaklaştırır ve siz de boşuna fazla elektrik faturası ödemek zorunda kalırsınız.
Biz ise farklı bir yöntem kullanıyoruz. Kızılötesi ısıtıcılarımız havayı umursamaz; doğrudan insanlara ve eşyalara etki eder. Böylece misafirleriniz, havada soğukluk olsa bile oturdukları anda rahat hissederler.
Sır hızda yatıyor.
Kısa dalga teknolojisi kullanıyoruz. Odayın “ısınmasını” beklemek yerine bu sistem anında etki gösterir. Mekân düzenini planlarken, her kişi için 600W ile 1000W arasında güç gereklidir; böylece misafirler menüye bakarken üşümeyeceklerdir.
İnsanlar sıcak olduklarında orada kalırlar. Orada kaldıklarında da başka içecekler veya tatlılar sipariş ederler. İşte bu kadar basit.
Gerçek dünya için tasarlandı
Verandalar ekipmanlar için zorlu bir ortamdır. Yağmur, nem, tuzlu hava… Bunların hepsi ucuz ekipmanları bozar. Bu yüzden su geçirmez kaplamalar ve paslanmayan alaşımlar kullanıyoruz.
Montaj konusunda bir uyarı: Bu cihazlar çok fazla enerji tüketir. Anahtar panellerinizin bu yükü kaldırabileceğinden emin olun. Cuma gecesi yoğun saatlerde ışıkların sönmemesi çok önemlidir.
Doğru yüksekliği bulmak
İşin zor kısmı burası: Yerleştirme. Eğer bu cihazları çok alçak monte ederseniz, müşterileriniz yanar. Kimse kendini bir ısı lambasının altında gibi hissetmek istemez. Ama çok yüksek monte edilirse enerji israf edilmiş olur. Önemli olan, misafirlerin yumuşak ve sürekli bir sıcaklık hissettiği noktayı bulmaktır.
Sonuç olarak, mesele matematiktir. Bahar geldiğinde dış mekan alanınızı kapatmayı bıraktığınızda, mülkünüz daha fazla çalışır ve böylece yıl boyunca para kazanabilirsiniz.